Cerattepe direniyor!

İllüstrasyon: Zeynep Özatalay, BirGün Pazar.

Artvin’in merkez ilçesinin Cerattepe mevkiindeki gelişmelerden dolayı Türkiye’nin pek çok yerinde günlerdir eylemler yapılıyor. Ne yazık ki, Artvin’deki meselenin 20 yılı aşan geçmişi var. İzmir’de Bergama ve Kaz Dağları’nda siyanürle altın arama faaliyetlerinin büyük tepki topladığı 1990’ların başında Cerattepe’ye ilişkin projeler de “filizlenmeye” başladı. Olayların gelişimi kısaca şöyle:

Şimdilerde direnişçilerin hedefinde olan Cengiz Holding’in de günümüze kadar gerçekleştirdiği faaliyetlere de bakalım:

Cengiz İnşaat’ın 2004 yılında aldığı ilk büyük ihale Eti Bakır İşletmeleri oldu. Bunu, 2005 yılında Eti Alüminyum İşletmeleri takip etti. 2006 yılında Ankara-İstanbul hızlı tren projesi ihalesinin Köseköy-İnönü arasındaki yol yapım çalışmaları kısmını kazandı. Hasankeyf antik kentinin kurtartılması için süren mücadeleyi elbette görmezden gelerek 2007’de Ilısu Barajı projesini devraldı. İhaleler büyük bir hızla toplanırken, 2010 yılının sonlarında Maliye Bakanlığı ile yapılan toplantı sonucunda Cengiz İnşaat’ın 424.400.000 TL tutarındaki vergi borcu “uzlaşma sonucu” sıfırlandı. 2011 yılında Ordu-Giresun Havalimanı ihalesini bir başka şirketle birlikte kazandı. Denizin üzerine dolgu alanı yapılarak gerçekleştirilecek İstanbul Maltepe sahil projesini 2012’de aldı. Bunun yanı sıra Ankara-Sivas hızlı tren projesi ihalesini de bu yıl kazandı. Elektrik üretim ve dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesi sürecinde de 2013 yılında hem Boğaziçi hem de Akdeniz Elektrik Dağıtım ihalelerini kazandı. Yine 2013 yılında kendisinden başka üç şirket ile İstanbul’a yapılacak olan üçüncü havalimanı ihalesini kazandı. 17-25 Aralık sürecinde ortaya çıkan ses kayıtlarında şirketin patronu Mehmet Cengiz’in “Bu milletin a…. koyacağız.” dediği ortaya çıktı. 2015 yılında ise tüm bu duyarsızlıklara imzasını atarcasına Akkuyu Nükleer Santrali ihalesinde liman ve hidroteknik yapılarının inşası kısmını kazandı.

Gerisi de malumunuz, Artvin halkının mücadelesi yıllardır sürüyor. Pek çok STK’nın yayımladığı raporlarda da görüleceği üzere, doğal kaynakların gerçek sahibi halktır ve bunu görmek istemeyen bir devletin varoluş amacı sorgulanmaktadır. Şimdi de çevre hakkını, sağlığını ve doğasını bırakmak istemeyen Artvin halkı ile onların haklı mücadelesini destekleyenler omuz omuza direniyor. Direnenlerin sonuna dek yanındayız. Hem Artvin’in üstü altından daha değerli, #SiçturmaMadenina!

İllüstrasyon: Zeynep Özatalay, BirGün Pazar.
Exit mobile version